Anadolu da başlayan mozaik serüveni günümüze kadar tarihsel süreçlerden geçerek ve dünyadaki bir çok ülkeye yayılarak kendini geliştirdi.İnsanoğlunun duygularının dışavurumunu yansıtan sanat dallarından biri olan mozaik,binlerce yıl öncesinden bu zamana kadar insanların inançlarıyla,yaşayışlarıyla,düşünceleriyle ve hisleriyle şekil kazandı.Sanata önem veren insanoğlu meydana getirdiği eserleri yaşadığı zaman içerisinde kendisi için değerli olan yerlerde ölümsüzleştirdi.Bu yerler kimi zaman tapınak,kimi zaman kilise ve kimi zaman yaşadıkları mekanların süsleme araçları olarak karşımıza çıktı.
İnsanın yaşam amacı her zaman arkasında bir iz bırakabilmektir.Hepimiz bunun için çabalarız ve başarılar elde etmeye çalışırız;bu tarihtede böyleydi şimdi de hala geçerli.Buradan yola çıkarak anlıyoruzki tarihin tekerrürü göz önünde bulundurularak eserler kimi zaman daha sonraki nesillere bilgi verme amacı da taşımaktadır.Hatta bu,çoğu zaman sanat toplum için mi yoksa sanat sanatçı için mi gereklidir sorusunu da tarihten bu yana bizlerin aklına getirmiştir.Ama gözardı edilmemelidir ki sanat dallarının bir çoğu ülkelerin kendileriyle özdeşleşmiş ve ülkeler arası markalaşmayı getirmiştir.
Ülkeler arası markalaşmayı biraz açmak gerekirse;öncelikle,konumuz ve hedefimiz sanat olduğu için bunun manası ticari olarak algılanmamalıdır.Yaratıcılık,kalite ve elde edilen başarı devamında markalaşmayı getirir.Konusunda başarılı olan kişi ya da ülke o konuda aranan ve anılan isim veya yer olur.Mesela mozaik konusunda İtalya oldukça yol katetmiş ve bu sanatın merkezlerinden biri haline gelmiştir.Bu sanata,sanatçıya verilen önemle olmuştur.Eserlerin geçen yıllara rağmen korunmasına,yeni yaratıcı figürler yaratılmasına bağlı olarak bu konuda marka haline gelmiş ülkelerden biridir İtalya.
Her ne kadar mozaikte ülkelerin markalaşması konusuna değiniyor olsak da tabiki de sanatın evrensel olduğunu gözardı etmemeliyiz.Zaten başarılı olduğu alanda markalaşan ülkeler bütün olarak incelendiğinde evrensel başarı elde edilmiş olur.Bu amaçtan yola çıkarak biz neler yapmalıyız?Öncelikle eski eserlerin yorumlanması bir kenara bırakılarak;çünkü bu konuda fazlasıyla çalışma yaptık;artık kendi yaratıcı fikirlerimizi ortaya koymalıyız.Ülkemizin coğrafi konumu ve şartlarının elverişliliğiyle zaten doğa bize çoğu doğal taşları sunmuştur.Ülkemizde bu konuda mevcut taş ocakları kurulmuş ve bulunmaktadır.Elimizde yeterli materyal olduğuna göre bizim tek yapmamız gereken kendi motiflerimizle,kendi iç duygularımız ve yaratıcılığımızla yeni eserler meydana getirmektir.
Mozaiğin başlangıcının olduğu bir coğrafyada yaşamaktayız.Bundan binlerce yıl önce o eserleri meydana getiren insanlarla aynı yere basıyoruz,aynı yerde nefes alıyoruz,değişen sadece belkide zaman.Sanat rekabeti değil,ortak çalışmayı gerektirir. Bu nedenle kendi adımıza yapmamız gerekenler ve kendi payımıza düşen görevler var.Olay sadece eser meydana getirmek değil aynı zamanda bunları koruyabilmek ve değer vermektir.Topluma yapılan eserleri tanıtmak ve bunlarla ilgili çalışmalar yapmak gerekir.Unutmamalıyızki sanatla içiçe olan toplumlar,yükselebilen medeniyetlerdir... |
|